DENTAL İMPLANT UYGULAMASI

DENTAL İMPLANTLAR
Dental implantlar eksik dişlerin yerine görev yapması için çene kemiğine yerleştirilen yapay diş kökleridir.
Kemiğin implantı kendi parçasıymış gibi kabul edip kaynaşması için titanyumdan üretilirler. Doku uyumları çok yüksektir. Tek diş eksikliğinden, tüm dişlerin kaybına kadar geniş bir yelpazede kullanım alanları vardır. Çiğneme hissinin gerçek dişe çok yakın olması ve dişsiz boşluğun yanındaki dişlere hiç dokunulmadan uygulanabiliyor olması sebebiyle tedavi seçeneklerinin en başında gelmektedir.
Diş kayıplarında komşu dişlerde devrilmeler karşıt dişlerde uzamalar ve en önemlisi kaybedilen bölgede kemik erimeleri meydana gelir. İmplant tedavisi ile tüm bunlara tek seferde çözüm bulmak mümkündür.
Ayrıca çok sayıda diş kaybı varlığında hasta hareketli (takıp çıkarılan) protez kullanmak istemiyorsa hem sağlık hem de hastanın motivasyonu açısından implant cerrahisi en uygun yöntemdir.
İmplant uygulamalarında belli bir yaş sınırı yoktur. Ciddi bir sistemik hastalığı bulunmayan tüm hastalara implant cerrahisi rahatlıkla uygulanabilir. Diyabet yüksek tansiyon kalp hemofili gibi sistemik rahatsızlıkları olan hastalarda doktorlarıyla konsültasyon yapılarak implant işlemi uygulanabilir.
İmplant cerrahisi ehil ellerde yapılır ise basit ve kısa sürede tamamlanabilen bir işlemdir. Hastalar operasyondan çıktıklarında genellikle diş çekiminden bile daha kolay olduğunu söylerler.
İmplantlar çene kemiğine yerleştirildikten sonra alt çenede ortalama 3 üst çenede 4 ay kemiğe kaynaşması için beklenir. Sonrasında üst yapısına geçilerek ortalama 10 gün içerisinde hasta kendi dişleri gibi kullanabileceği protezlerine kavuşturulur.
Doğal dişlerde bakım ne kadar önemli ise implant üstü dişlerde de bir o kadar önemlidir. Ağız hijyenine çok dikkat edilmeli protezler mutlaka temiz tutulmalıdır. Aksi halde implantı saran kemik dokuda iltihaplanmalar ve erimeler meydana gelir ve implant kaybedilebilir.
DENTAL İMPLANTLAR
Vücuda estetik, organ eksikliği, tüm hastalara ait implantlarda kullanılabilir.

Ağızdaki diş eksikliklerinin yerine diş kökü vazifesi görmeleri açısından
yerleştirilen malzemeler ise dental implantlar olarak tanımlanır.

İlk implant uygulamaları Milattan önce Mısır ve Maya uygarlıklarına, Fil Dişi, kemik, çeşitli metaller ya da ahşap kullanılması şekliyle görülebilmektedir.

En eski bilgi Çin’de M.Ö. 2637 yıllarında çekilen dişlerin eksik bölgelere yerleştirilmesi şeklinde görülebilmektedir.
Maya uygarlığı döneminde, M.S. 600 yıllarına deniz hayvanlarının  kabuklarının diş formu verilerek yerleştirildiği bilinmektedir.
1938’de Strock ilk defa içi dolu vida şeklinde bir implant oluşturdu.
1947’de Formiggini, içi boş vida şeklinde bir implant geliştirmişlerdir.
1953’de Sollier ve Chercheve, kemikiçi (transosseos) implantı geliştirmişlerdir.
1940’larda tantalyum, 1950’lerde paslanmaz çelik malzemeler denenmiştir.
Son otuz yıldır ise, implant imalinde ilk sırada tercih edilen metal yüksek biyouyumluluk özelliği gösteren titanyum ve alaşımlardır.
Halk arasında diş çivisi, vida diye tabir edilen bu malzemeler, ülkemizde popüler anlamda 2000’li yılların başından itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Bazı hocalarımız 1990’lı yıllarda yurt dışında implant uygulamaları ile ilgili eğitimler almışlar. Ancak o yıllardaki implant malzemelerinin hem alaşım özellikleri hem tasarımları hem de yüzey özellikleri açısından başarı oranları düşüktü. Bu sebeple hekimler, klinik uygulamalar sırası geldiğinde tedirgin oldular.
Ayrıca klasik diş hekimliği eğitiminin çok dışında seyreden, vücuda bir maddenin yerleştirilmesi gibi sıra dışı bir fikre dayanan bu uygulama kolay kabul görmedi.
Yine de eksik dişlerin olduğu bölgelere komşu dişlerin kesilip küçültülerek ve dış etkenlere karşı –bir anlamda- korumasız bırakılması, çiğneme kuvvetlerinin destek dişlere fazla yük uygulaması, bu destek dişlerin zaman içerisinde protez uygulamasına bağlı olarak kaybedilmesi gibi durumlar göz önüne alındığında dental implantların çok daha faydalı bir tedavi olduğu kabul edildi.
İmplant Uygulaması sayesinde sağlanan artmış fonksiyon nedeniyle TORONTO KONSENSUS KONFERANSI, Mandibuler Tam Dişsiz Hastalarda, BİRİNCİ tedavi seçeneği olarak KLASİK TOTAL PROTEZ yerine 2 İmplant ile desteklenen bir İmplant üstü TOTAL PROTEZ yapılması gerekliliği Sonucuna varmıştır.
Feine JS, Carlsson GE, Awad MA, Chehade A, Duncan WJ, Gizani S, et al. McGill.
Consensus statement on overdentures. Int J Oral Maxillofac Implants 2002; 17:601-2
Dental implant uygulamaları uygun bir cerrahi müdahale ile doğru malzemenin çene kemiğinde, diş eksikliği olan bölgeye yerleştirilmesi sonucunda hastanın da iyi bakımı ile kemiğe kaynaması sürecine dayanır. Çene kemiğine osseointegre olan –kaynayan- implantlar artık üstüne gelecek protez, kaplama, kron, total –damak- protezi taşımaya ve iletilen çiğneme kuvvetlerine dayanmaya hazırdırlar.